Kabızlık, toplumda genellikle sadece beslenme alışkanlıkları ve bağırsak hareketleriyle ilişkilendirilen bir sindirim sistemi sorunudur. Ancak lifli gıdalar tüketmesine, bol su içmesine ve kabızlık ilaçları kullanmasına rağmen dışkılama zorluğu çekmeye devam eden çok büyük bir hasta grubu vardır. Bu durumun arkasındaki asıl neden pelvik taban kaslarının uyumsuz çalışmasıdır. Adana'daki kliniğimde kronik kabızlık ve pelvik taban disfonksiyonu arasındaki ilişkiyi androloji ve üroloji perspektifinden değerlendirerek kalıcı çözümler sunuyorum.
Pelvik Taban Kaslarının Dışkılamadaki Rolü
Sağlıklı bir dışkılama (defekasyon) işlemi için karın kasları kasılarak bağırsak içi basıncı artırırken, leğen kemiğinin tabanında yer alan pelvik taban kaslarının (özellikle puborektal kasın) ve anal sfinkterin gevşemesi gerekir. Eğer bu kaslar gevşemek yerine istemsiz olarak kasılırsa, dışkının çıkış yolu mekanik olarak tıkanır. Bu duruma Pelvik Taban Disfonksiyonu (tıkayıcı tip dışkılama) denir.
Kronik Ikınmanın Zararları
Kas gevşemediği için sürekli ıkınmak zorunda kalan hastalarda zamanla hemoroid (basur), anal fissür (makat çatlağı) ve rektosel (bağırsak fıtıklaşması) gibi ikincil hastalıklar gelişir. Ayrıca pelvik taban kaslarının aşırı gerilmesi idrar kaçırmaya ve cinsel işlev bozukluklarına da zemin hazırlar.
